Edip Ozan Karaoğlu Yazıları
Sair
Gönderen: Edip Ozan Karaoğlu Çar, 02/04/2008 - 21:27
said aydın’a..
“ölenlerin adını unutma”
Şurada bir dize duruyor. Çok önce yazmışım gibi, seni hiç gitmemişsin gibi duruyor.
Sen hiç gitmemiş ol. Bu dizenin adı olsun bu: sen hiç gitmemiş ol. Bir ada sahip tek dize bu olsun. Üzümün ve ekmeğin ve erguvan kokusunun da ayrı ayrı ve sadece bizim bildiğimiz adları olsun.
Atonal melodilerimiz olsun. Bizim şarkımız hep aksak olsun. Sen daha şarkı başlamadan ağla, ben hayret edeyim güneşin her gün doğuyor olmasına. Ben henüz kovulmamış olayım.
Pencereyi açıp karın yüzümüze düşmesi için dua edelim. Yüzümüze düşen her kar tanesi için yeniden dua edelim. Bütün dularımız için yeniden. Duamızın bir adı olsun. Itri’nin bestelerinden birine koyalım duamızı. Bayram namazlarında okunsun, çarşılarda bir güzelin yüzünü gördüğünde biri, ağlarken okunsun, ölürken.
Ne Oluyoruz?
Gönderen: Edip Ozan Karaoğlu Per, 17/01/2008 - 13:49
Fırtına bir türlü durulmuyor. Pkk saldırıyor, asker saldırıyor, insanlar ölüyor. Mesele hiçbir yere gitmiyor. Gencecik insanlar ölüyor sadece. Anneleri anadillerinde ağıt yakıyor. 90’lı yılların ortalarına doğru şiddetlenen çatışmalarda sıkça gördüğümüz sahneler bugünlerde tekrarlanıyor. Demek ki o günden beri hiçbir gelişme kaydedememişiz.
Diyarbakır’da yaşanan patlamanın ardından zaten sıcak olan gündem kor haline geldi. Yine ağıtlar ve hiçbir derde deva olmayan söylemler..
Farkında mısınız bu saldırılar yaşama şeklimizi değiştirmeye başladı. Eskiden beri sayıları az diye görmezden geldiğimiz şovenistler artık daha kalabalık bir grup ve daha gür seslerle ülkede birlikte yaşayan halkların arasına nifak tohumları serpmeye çalışıyorlar. Bu hep böyleydi evet. Yeni olan şey ise giderek daha fazla insanın bunlara inanıyor olması. Birlikte yaşayıp, gerektiğinde vatanı korumak için birlikte ölen, aynı sofrayı paylaşan, kız alıp kız veren, birlikte türkü söyleyen, okuyan, yazan, velhasılı Türkiye’de ortak bir kültürden söz edebilir ise bunu birlikte meydana getiren topluluklar birbirlerinden nefret etmeleri için kamçılanıyorlar.
11 Eylül saldırılarının ardından Abd’de yaşayan insanların, gördükleri herkesten şüphelenmeye başlamasının nedeni de bununla aynı idi. Korku, insanları savunma mekanizması geliştirmeye itiyor ve kendileri gibi olmayan herkesi düşman olarak görmeye başlıyorlar. Bu da Bush gibi adamların işine geliyor elbette. Kendi tahakkümlerini sürdürmek için insanların korkularını kullanıyorlar.
İşaretlenmiş Takvim Yaprakları 4
Gönderen: Edip Ozan Karaoğlu Salı, 06/11/2007 - 04:26
I.
noktayı unuttum sandım. unuttuğumu sandığım sakîl, sanrı değilmiş. tanrı değilmiş yaşamama sebep. ben en çok burada yanıldım.
eski bir film var. sessiz. unutmuşum mikrofonu açmayı. eski bir mektup var, kapı aralığından bırakılmış. bir tutam zülüf içinde. biraz kahır biraz öykünme. geleceğim diye bir ses var. tutuşan ve bırakmayan, tutuşan ve bütün azalarıyla pencereden bakma isteği uyandıran bir gece var. sanrı değilmiş, çok sonra anladım.
haksızlık ettiğim de yok hiçbir şeye. üstüm başım kan içindeyken de kurmuştum bu cümleyi; kendime haksızlık etmiyorum.
kimseyi dağlanmış saymıyorum. en çok gözlerine bakıyorum herkesin. en çok ne söylemediğine bakıyorum. -ne söylemediyseniz yakanızdadır ellerim.-
noktayı unuttuğumu sandım bindokzyüzdoksanbeşyılınınkasımayıydı.
İslam'ın Altıncı Şartı: Mücadele
Gönderen: Edip Ozan Karaoğlu Çar, 17/10/2007 - 04:04
Herkes oturmuş bekliyor. Bu vazgeçişin nereye varacağına dair kimsenin bir fikri yok. Herkesin bu noktaya nasıl gelindiğine dair bir çok fikri var. Herkesin düştüğümüz bu bataktan nasıl kurtulacağımıza dair fikri var. Ama herkes oturmuş bekliyor. Kimi mehdiyi bekliyor, kimi ise kendisine düşen sorumluluğu başkalarının yüklenmesini. Kimi ne yapabilirim ki diyor kimi ne yapılabilir ki. Bunu açıksözlülükle söyleyebiliriz ki yenildik.
Bütün bu yılgınlığın, yenilmişliğin, umutsuzluğun içinde en azından umut etmeyi yitirmemek için çalışanların imdadına yetişen birileri var. Ne olursa olsun mücadele etmeyi bırakmamış ve zafer de kazanılabileceğini bize göstermiş olan birkaç adam. Geçtiğimiz yüzyılda işte bu adamların en kayda değeri idi Aliya “Bilge Kral” İzzetbegoviç.
noktasız
Gönderen: Edip Ozan Karaoğlu Per, 27/09/2007 - 00:52
korkunç kederler taşıyan tahta atlara öykündüğünden beri umarsız bir bekleyiş buldu kapısında
sessiz bir filmi seyretmekten
vurulmaktan
özlemekten
acımaktan
şarkı söylemekten
cümlesizlikten
vahşi atların hayaliydi oysa
oysa verilmemiş bir söz diyesilerdi işlenmemiş bir günah
ne yarını saman alevi ne dünü unutacak kadar rüyakâr
hani insan bazı kafasını ellerinin arasına alır
hani insan bazı parmakuçlarını yakar
hani bazı sever
hani insan insandır en başta
boyunduruğa gelmekten o kadar korkardı ki kırdı boynunu bir gün
yorulmadı
canı tez elden elden çıkarmak kaygısından korkan naylon kirli konuşmalar yaptı
yalan yanlış fersiz kadınlardan emanet alınmış bir göğe bakıp durdu
gürültüsü bitmedi hiç

Son Yorumlar
1 gün 20 Saat önce
4 Hafta 1 gün önce
5 Hafta 2 Gün önce
7 Hafta 5 Gün önce
8 Hafta 2 Gün önce
9 Hafta 1 gün önce
9 Hafta 6 Gün önce
10 Hafta 5 Gün önce
11 Hafta 4 Gün önce
12 Hafta 12 Saat önce