Şemseddin Cihan Külliyâtı

Şemseddin Cihan Külliyâtı

"Murder Me Mickey!": Natural Born Killers'ın Hatırlattıkları ve Medya

Şemseddin Cihan - Mart 20th, 2008

Natural Born Killers filminde, Mickey ve Mellory Knox çiftinin yakalanıp hapishaneye getirildiği sahnede, hapishanenin önünde durup çifte destek veren kalabalığın içinde açılan akıllara zarar pankartta yazar bu kelimeler: Murder me mickey!
Kesinlikle Deccal'i (The Anti-christ) oynayan bu iki çiftin kronik bir biçimde işledikleri cinayetler ve arkalarında yaptıkları cinayetleri anlatacak birilerini bırakma semptomları, bu müthiş çifti varolan medyatik sürecin bir parçası yapmaktadır. Bu medyatik süreç, aslında sistemi yok etmekle tehdit eden bu iki Anti-christ'ı bile öyle bir şekilde kutsamaktadır ki, kalabalığın içinden birisi -ki şüphesiz bu süreç içerisinde iyiden iyiye yabancılaşmış ve Deccal'den kendi ipini çekmesi için medet uman birisidir bu kişi- bir pankartla Mickey Knox'tan kendisini öldürmesini istemektedir.

Birey-Toplum Karşıtlığı: Modernite'yi Eleştirmek

Şemseddin Cihan - Şubat 6th, 2008

Leslie Lipson, “Demokratik Uygarlık” isimli kitabında şöyle bir önermede bulunur:

Özgürlük x Eşitlik = Demokrasi

Lipson, Rousseau'dan, Locke'a, Hobbes'a vesair siyaset felsefecisine, modernliğin en temel kaygılarından birisini yaşatmış olan bu sorunsalı işte bu denklemle ifade eder. Malum olduğu üzere, modernliğin işte bu en yüksek aşaması olan çağımız, kamusal alandan özel alana, siyasi örgütlerden insan hakları örgütlerine kadar, aklımıza gelebilecek her alanda kesin ve net bir "norm" koymuştur: Demokrasi. Dünyamızın çok yakın bir dönemde tanıklık ettiği en iğrenç saldırılardan birisi, işte bu yüce "norm"un altına gizlenilerek yapıldı.

Devrim-Meşrutiyet Tartışmaları Bağlamında 1908: Aykut Kansu vs. Feroz Ahmad

Şemseddin Cihan - Ocak 29th, 2008

1908 tarihi, Türk modernleşme süreci adına çok önemli bir kırılma noktasıdır. Ancak bu kırılma noktasının niteliği, Türk modernleşme deneyimini anlatan, onun üzerine çalışan araştırmacılar tarafından farklı farklı ele alınmış; bir kısmı 1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilân edilmesini Jön Türk hareketinin gerçekleştirdiği bir devrim olarak görmüş, bir kısmı ise bunun basitçe meclisin yeniden kurulması olarak ele almış ve Türk modernleşmesinin devrimci sürecinin Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı takip eden 1923 tarihi olduğunu iddia etmişlerdir.

I wish, this would be your colour!

Şemseddin Cihan - Ekim 8th, 2007

Einstürzende Neubauten'le birlikte tekrardan "müzik" dinlemeye geri dönmek çok manidar oldu. En son bıraktığımda art-rock'ın atonal müzisyenleri GYBE!'nin post-apokaliptik requiem'lerinden birşeyler çalıyordu ve onları bıraktığımdan beri gerçek manada bir müzik dinlememiştim. Neyse ki, E/N imdadıma yetişti. Yeni yapılmış binalar (Neubauten) yıkılıyor (einsturzen)...

Bir bütün halinde post-rock'ın (art-rock'ın veya) bir tür post-apokaliptik requiem olduğunu iddia edebilir miyiz? Faşizm sonrası (yani holocaust'un ertesi; yine bir tür post-apokaliptik dönem) Almanyası'nın yeniden kurulması sürecinde Amerikan teknolojisiyle kurulan binalar, yaşlı Avrupa'nın hem mimari yapısına kültürel anlamda uygun değildir, hem de toprak öylesine yorulmuştur ki savaştan, çökmek zorunda kalırlar:

İçeriği paylaş