Bir Şair
Resul Davutoğlu - Kasım 5th, 2007
sahrada bir pınar buldum. zifir gecede bir ışık. bahtıma mehtap düştü. güneş erken doğdu. nehirler yollarını değiştirdiler. gel seslerini duydular da merhamete geldiler. nehirler ağladılar. çöllere ve sahralara koştular.
bir şair buldum. karda bir çiçek buldum.
bir gül mevsimlerle savaşıyor.
yunus çile görmemiş.
gönlünü öldüren gerçek diri.
ömrünün perisine hayır diyen. reddettiğinin ardından ebedi bir yasa düşen. kendini yakarak ışık olan.
bir destan. bin nağmeye sığmayacak bir destan.
hazan bütün mevsimleri öldürdü. bulutlar küstahlaştılar. güneş menfaya yollanmış. bahar giden günlerde kaldı. çiçekler resimlerde. güller mısra ve sevgililerin saçlarında.
bir şair, sahrada savaşçı bir cengaver. bir asil, ebedi yasta. bir şövalye, ölümle diriliğe kavuştu.
gönül inzivaya çekildi. gözler hazana mağlup oldular.
insanlar, sonsuz ızdırap karşısında kendilerinden geçtiler.
iskender, ab-ı hayat çeşmesini tıkadı. cem sultan tahta sırtını döndü. şehzade korkut, gönüllü mısır'a gitti. beyazıd iran'a.
bir şair ölümle dirildi. zehir kadehleri can dağıtıyor. bir şair onlarla can kazandı.
gönül ayaklar altında, kan deryasında. gönül, ebedi inzivaya çekildi.
bütün gülmeler yalan. bütün günler yalan. bütün dostlar. aşklar.
bir yalan, bir şairi, gerçeğin zincirleriyle esir aldı.
bir sultan, acılarının tahtında. ona bakan gözler ışıldarken, onun gözleri sonsuz sonbaharın matlığında.
gönüllerin saltanatı, niye çileyle.
insanlar ızdırabı bu denli kutsarken onun bitmesine imkan var mı.
bir şaire ızdırabı kanad olmuş. hale ve taht.
varlık niye çileyle. ızdırap niye kutsal.
bir şair kapısını kapatmakla ışıklara gark oldu. gözleri ışıldattı ve gözleri ebedi bir mehtaba düştü.
"hayır"da hem hayat hem de ölüm.
onur, firaklara atan en keskin kılıç.
bir şair, hayırla hem öldü, hem de ölümsüzleşti.
inkılaplar, anda olur. an, hayata hükümran. an, ilmek ilmek örülen kement.
bir şair "hayır"la hayata küstü ve "hayır"la hayat kazandı.
bir darbe birisini cennete, diğerini cehenneme gönderir.
ah hayat. merhamet, çamurunda yokmuş.
kahramanlar ölüm yolunda belli olur. taç sultanların başındadır.
bir şair kendini öldürmekle ışık saçtı.
söz, kıymetin çoğunu hayattan alır. hayat onun tezyinidir. hayatla müzeyyen olmayan söz, sahibinin kıymetini çalar.
bir şair bir bardak zehir içti, kendini ağunun deryasına attı ve ateşte yaşamayı tercih etti.
bir güzelin gözlerinde umut. adımları hızlı.
bir derviş kapıyı açtı. onun çölünde dolanan. ve dünya kadar ağır bir "hayır" duyuldu. dünyadan daha ağır. güzel altında kaldı onun. şair, arasında.
bir şair hayırla dünyaya kapılarını kapattı. damla ağuya, dünya zehiri tercih etti.
ve bir şair iki ölüm gördü



