Müsvedde - Temize Çekmiyoruz!

  • anasayfa
  • manifesto
  • İletişim
Ana sayfa › Eleştiri

Kullanıcı girişi

  • Yeni hesap yarat
  • Yeni şifre iste

Gezinti

  • İletişim

Son Gönderiler

  • Kemik Sesleri
  • “tuz ırmağı” bir kitap; “GöğEkin”
  • Geleceğin Kıskacında '1984'
  • Mutsuz Çocuklar Cenneti
  • Azam Ali
  • Bizim Korkunç Memleketimiz
  • Bizim Hikaye
  • dede yüzü görmemiş bir yazardan dört kısım, tekmili birden bir dede yazısı
  • Tarihin Karadeliği: İntihar
  • Karası Çalınan
daha fazla

Kimler Burada

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrimiçi.

Kategorilerden

Şiir Hayata Dair Portre Hikaye Fikir İktibas Makale Doğduğum Yer Sinema Deneme Eleştiri Günce
Hepsi

banner3

Edebiyatın Pornografisi

Mustafa Karasoy - Salı, 30/10/2007 - 19:39

Galiba ben baştan kaybetmişim,
Belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş...
Sezai Karakoç

Bir adam var, yetmiş dört yaşında. Bütün hayatı yazmakla geçmiş. Hem fikirleri hem de şiirleri arkasından gelenlere yol gösterici olmuş. Bir nesil yetiştirmiş. İlerleyen yaşına rağmen mücadele etmeyi sürdürüyor.
Sezai Karakoç’u göz önünde olmayı sevmeyen bir adam olarak tanıdık. Mecbur kalmadığı sürece toplum önüne çıkmayan bir adam. Röportaj vermeyen bir adam. Tanışanların çoğu çok soğuk ve itici olduğundan bahsediyor. Diriliş Partisi çalışmalarını yürütürken bile medyada nadiren görünen bir lider profili çizdi.
On dakika düşünüp üç kitap yazanların, gündem olmaktan başka işi olmayan şairlerin, rant sağlamaktan başka derdi olmayan siyasetçilerin çok uzağında, yaptığı işi Rabb’in yüklediği görev olarak gören ve bu uğurda mücadelesini hiç bırakmayan bir adam.
Ve bütün bunların yanında bir de Sezai Karakoç’u çarpık düzenin için çekmeye çalışan “sevenleri” var.
Selçuk Küpçük’ün Monna Rosa’yı şarkı haline getirmesiyle başlayan bir sıradanlaştırma çabası göze çarpıyor. Monna Rosa’nın şarkı haline getirilmesi birçok kişiyi memnun etti. Özellikle romantik İslamcılarımızın vazgeçemedikleri bir şarkı oldu. Kimsenin aklına gelmedi: Monna Rosa şarkı yapılırken Sezai Karakoç’tan izin alınmış mıydı?
Bu yılın başında Sezai Karakoç bir anda gündeme oturdu. Edebiyat camiasında ve hatta bu camianın da dışında en çok bahsi geçen isimlerden biri oldu. İki sebepten ötürü Sezai Karakoç ismi gündemi işgal etmeye başladı. Bunların birincisi Kültür Bakanlığı’nın verdiği Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne Sezai Karakoç’un layık görülmesiydi. Hemen herkes ödülün çok geç kaldığını Sezai Karakoç’a bu ödülün yıllar öncesinden verilmesi konusunda hemfikirdi. Karakoç kendisinden bekleneni yaptı ve ödülü almaya gitmedi. Ödülün kendisine gönderilmesini ve para ödülünün de bakanlığın tasarrufunda kalmasını istedi.
Karakoç’u gündemde tutan asıl etmen ise Monna Rosa’nın yazılmasına sebep Muazzez Akkaya isimli hanımın afişe edilmesiydi. Yıllarca Monna Rosa’nın şairi olarak bilinen ve belki bu durumdan ziyadesiyle rahatsız olan Sezai Karakoç’un Monna Rosa şiirinin akrostiş bir şiir olması hasebiyle herkes Muazzez Akkaya ismini biliyordu. Hatta Muazzez Hanım hakkında efsaneler de dillerde dolanmaktaydı.
Fakat Sezai Karakoç Muazzez Akkaya hakkında sorulan hiçbir soruyu yanıtlamadı. Ve hatta şiirlerini Gün Doğmadan isimli kitapta topladığı zaman Monna Rosa şiirinin akrostişini bozarak yayınladı. Şiir ve şiirin ithaf edildiği kişi yıllarca gizemini korudu. Çünkü şair böyle istedi.
Ve bir gün, eskiden içinde olduğu cenahı afişe ederek prim yapmaya çalışan bir gazeteci tarafından, Ahmet Hakan Coşkun tarafından Muazzez Akkaya afişe edildi. Belki Muazzez Hanım’a olan saygısından, belki de yaşadığı aşkın magazin malzemesi yapılmasını istemediğinden, Sezai Karakoç’un yıllarca taşıdığı sır bir ne oldumcu tarafından ifşa edildi. Diğer bir tabirle Sezai Karakoç magazin malzemesi yapıldı. Şaire bundan daha kötüsü yapılabilir miydi?
Yapılabilirmiş.
Tüm hayatı boyunca karşısında durduğu her şeyi, amaçlarını, ideallerini, diriliş nesline aşıladığı düşüncelerini yerle bir etmek istercesine Sezai Karakoç’u, devrin geldiği en çirkef noktalardan birine Kral Tv’ye taşıyorlar.
Bir adam düşünün ki ömrü boyunca çürümüşlüğe karşı koymak için mücadele etmiş, hayatını bu uğurda vakfetmiş, düzinelerce kitap yazmış, konferanslar vermiş, parti kurmuş, partisi kapatılmış ama yılmamış ve belki ömrünün son demlerini –en doğrusunu Allah bilir- yaşadığı şu zamanlarda hayatı boyunca karşısında durduğu yozlaşmışlığın içine çekiliyor. Ve bütün bunlar Sezai Karakoç sevgisi adına yapılıyor.
Sezai Karakoç’un Masal isimli şiirine çekilen klip Kral Tv’de yayınlandı! Üstelik Sezai Karakoç’un görüntüleri ile birlikte. Muhtemelen, yine, izni alınmadan çekilen görüntülerinin, asla izin vermeyeceğini düşündüğüm bir şekilde ve dahi adının bile anılmaması gereken bir kanalda yayınlanması üstada yapılabilecek saygısızlıkların en büyüğüdür kanımca. Sezai Karakoç’un bu gibi durumlarda dava açmak gibi eylemlerde bulunmadığını biliyorum. Bütün bunların yapılmasına yol açan cesaret verici unsur bu olsa gerek.
Bütün bu yozlaştırma çabalarını anlamıyorum. Bütün hayatını bu yozlaştırmaya karşı koymak için çabalamakla gçiren bir adama yapılan bu saygısızlığı anlamıyorum.
Elimizden bir şey gelmiyor. Tüm yapılanlar, yapanların yanına kâr kalıyor. Ama üstadın dilinden söylenecek birkaç cümlemiz var elbet;

Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak..
Tarih sussa, hakikat susmayacak.
Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki, bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar,
tarihin azabından kurtulamayacaklar.
Tarihin azabından kurtulsalar,
Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar.

  • Eleştiri
  • Mustafa Karasoy Külliyâtı

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Girdi biçimi
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Duyurular - Haberler

  • Üyelik Hakkında
  • Şair İlhan Berk Vefat Etti
  • Rus Yazar Soljenitsin Öldü
  • Şair Mahmut Derviş Vefat Etti
  • Açık Sayfa'nın 10. Sayısı Çıktı

Anket

En Çok Okunanlar

  • Manifesto (259)
  • Tarihin Karadeliği: İntihar (193)
  • Karası Çalınan (184)
  • Şiir Yazmak Savaşmaktır (181)
  • İçimden Semtler Geçiyor (178)
daha fazla

İnikâs

  • İHH
  • Hüseyin Kaya
  • Mustafa Celep
  • Kalem Güzeli
  • Kurtuba Dergisi
  • Cahit Zarifoğlu
  • İsmet Özel
  • Körpe Kalemler
  • Tenkafesi
  • anasayfa
  • manifesto
  • İletişim

Müsvedde; bir kültür, sanat ve düşünce platformudur. Yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Müsvedde ismi kullanılarak alıntı yapılabilir. En iyi 1264*768 çözünürlükte görüntülenebilir. 2007-2008 musvedde.net