Müsvedde - Temize Çekmiyoruz!

  • anasayfa
  • manifesto
  • İletişim
Ana sayfa › Deneme

Kullanıcı girişi

  • Yeni hesap yarat
  • Yeni şifre iste

Gezinti

  • İletişim

Son Gönderiler

  • Kemik Sesleri
  • “tuz ırmağı” bir kitap; “GöğEkin”
  • Geleceğin Kıskacında '1984'
  • Mutsuz Çocuklar Cenneti
  • Azam Ali
  • Bizim Korkunç Memleketimiz
  • Bizim Hikaye
  • dede yüzü görmemiş bir yazardan dört kısım, tekmili birden bir dede yazısı
  • Tarihin Karadeliği: İntihar
  • Karası Çalınan
daha fazla

Kimler Burada

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrimiçi.

Kategorilerden

Şiir Hayata Dair İktibas Doğduğum Yer Fikir Sinema Makale Eleştiri Günce Hikaye Deneme Portre
Hepsi

banner3

2023 Doğumlu Çocuğa...

Afşin Selim - Pzt, 29/10/2007 - 19:41

Sana bu mektubu, fay hattında türlü kırılmalar olan bir ülkeden yazıyorum. Dalgasını geçiyor dünya hepimizle; tahammülsüz dünya, kavram kargaşalarıyla boğmaya çalışıyor hepimizi.
Beyaz fosfor mermileri ile konuştukları Ortadoğu’nun en şarki köşesinden yükselen çığlık, seni 2023’lere nasıl hazırlıyor bilmiyorum, lakin herkesin yeni bir “pax” a ihtiyaç duyduğunun farkındayım. Teolojik sorun, jeopolitik bir buhrana gebe kalıyor. Çünkü, bizi bugün dilsizleştirmek, kimliksizleştirmek ve hükümsüzleştirmek isteyenler, yarının çocuklarına, sizlere de yeni bir dünya ve yeni bir insan tipi dayatıyor.
Telâşlarımızı değiştiriyorlar. Kaygılarımızı, kaygan zeminlerin üzerine çekip, beyinlerimizi alçıya alıp, düşüncelerimizi de yavanlaştırmak istiyorlar. Bizler, yani teoriden ziyade, sloganlarla ve olanla yetinmeyle tatmin olanlar; mirasyedi davranarak, hem kendimize, hem de sizlere zarar veriyoruz. Coğrafyamızın çocuklarına, yüzyıllık bir tahribat bırakıyoruz belki de… Bizi ayakta tutan iki şey var: Vicdanımız ve terbiyemiz! Biz de bunları, bağımsızlık delisi dedelerimizden aldık. Peki bizim size bırakacaklarımız hususunda, bizim türlü telâşeler yaşadığımızı mı zannediyorsunuz? Yanılıyorsunuz. Dünyayı artık öyle bir eşiğin önüne çekiyorlar ki, madde ve materyal üzerine adlandırdığımız hayatın içerisinde boğulma tehlikesi yaşıyoruz.
Dün, bizi öldüre öldüre bitiremeyenler, bugün karşımıza psikolojik harp gibi bir taarruz yöntemiyle çıkıyor. Bunun ne denli etkili olacağı, sizlere ne bırakabildiğimiz ölçüsünde belli olacak. Hepimizin psikolojisi yeni savaşlara ayarlanmış durumda şu an. Kim bilir, şu mektubu bile sana, ne denli sağlıklı bir psikoloji ile yazıyorum… Şüpheli, tartışılır.
Biz, bugün, dün gibi; etniksel kodlamalarla yaşıyoruz. Bizi küçük limecikler haline getirerek, kolay hazmedecekleri lokmalar yapmak niyetindeler. Biz çoğu kez bu tuzağa düşüyoruz. Sizlerin, bizlerden daha uyanık ve temkinli olması şart! Yoksa bu coğrafyanın kaderi mi bu dersin?.. Birleşip, bütünleşmekten, ayakta durabilmek içinde, direnmekten başka yol gözükmüyor.
Yeni fermanlar duyuyoruz. Dışarıdan besleniyorlar. Dışarıya bağımlılar. Bizi tatmin etmiyorlar. İçimizdeki Fransızlar, diyoruz biz bunlara. Bu tuhaf insancıklar, topraklarımızın kurtuluşunu, bireylerin sorgusuz sûalsiz batılılaşmasında görüyor. Terakki uğruna, kökümüzle kavga etmemizi istiyorlar.
Çilemiz yok çocuk! Çilemizi kaybetmişiz sanki. Gerçek ve yalan birbirine girmiş durumda. Ölçüler, vasıtalaşmış. Araçlar, amaçlaşmış. Cefa çekmeden, sefasını sürmeye çalışıyoruz hayatın. Talip olabileceğimiz külfetlerimizden yoksunuz. Şeytani bir ruh ediniyoruz. Başkalarına oyuncak olmak istemesek de, bizi bir yolunu bulup oyuncaklaştıranlar, binlerce yıllık adımızı ve namımızı bir kenara itiveriyor.
Vahşileşiyoruz günden güne.. Birbirimiz arasında yüksek sosyal uçurumlar mevcut. Altta kalanımızın öyle bir canı çıkıyor ki, anlatabilmek mümkün değil. Hem ayrıca, herkesin dilinde ayrı bir tarih peydahlanmış durumda. Zihinlerimiz alt üst oluyor. Unutkanlık hastalığımız halen daha devam ediyor. Sınırsız özgürlük narası savuruyoruz sağa sola, korkunç bir bireyselleşme yaşıyoruz.
Onurlu, vakur, estetik sahibi, ülkesinin yoksulluğunu dert edinmiş nesiller yetiştirmek istesek de, hamasi bir söylem olarak kursağımızda kalıyor söylediklerimiz.
Hayat, üzerimize üzerimize geliyor. Adalet, denilen şey, yalnızca bir eski zaman türküsü gibi bir köşeye atılıyor. Heyecanlarımız argümanı olarak yerleşiyor haznemize.
Korkularımızla alay ediyorlar çocuk! Korkularımızı ciddiye almıyorlar. İnsan, sahip olduğu şeyi kaybetmeme korkusu yaşar ya, aynen öyle bir şey. Korkularımız ayakta durmamızı sağlıyor belki de… Yeni ilahların, yeni tanrıcıkların ilan edildiği modern dünya, en aldatıcı yüzüyle karşılıyor bizi. Annelerimizin dilinde aynı uyarıcı söz: “Aman bulaşma oğul”!
Hayallerimizi kaybediyoruz. Meselesizleştiriyorlar hepimizi. Bu kapkara, karalar bağlamış mektup, hepimizi utandırsa da, gerçeklerden kaçmanın, bize sahte yalandan tablolar sunacağını da biliyoruz. “Dünya nöbeti”ni ertelemesek, diyorum…

  • Deneme
  • Afşin Selim Külliyâtı

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Girdi biçimi
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Duyurular - Haberler

  • Üyelik Hakkında
  • Şair İlhan Berk Vefat Etti
  • Rus Yazar Soljenitsin Öldü
  • Şair Mahmut Derviş Vefat Etti
  • Açık Sayfa'nın 10. Sayısı Çıktı

Anket

En Çok Okunanlar

  • Manifesto (259)
  • Tarihin Karadeliği: İntihar (194)
  • Karası Çalınan (185)
  • Şiir Yazmak Savaşmaktır (181)
  • İçimden Semtler Geçiyor (178)
daha fazla

İnikâs

  • İHH
  • Hüseyin Kaya
  • Mustafa Celep
  • Kalem Güzeli
  • Kurtuba Dergisi
  • Cahit Zarifoğlu
  • İsmet Özel
  • Körpe Kalemler
  • Tenkafesi
  • anasayfa
  • manifesto
  • İletişim

Müsvedde; bir kültür, sanat ve düşünce platformudur. Yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Müsvedde ismi kullanılarak alıntı yapılabilir. En iyi 1264*768 çözünürlükte görüntülenebilir. 2007-2008 musvedde.net