Ordunun İkiyüzlülüğü
Herkesin malumu Kuzey Irak'a bir operasyon yapılması gündemde. Yapılamaması demek daha doğru olurdu belki. Hergün kalkan asker cenazeleri, giderek büyüyen bir halk öfkesi ve Kuzey Irak'ta erki elinde bulunduran Kürt liderlerin açıklamaları ile gerginleşen bir ortamda yaşıyoruz.
Bundan 4-5 yıl kadar önce bir Kürt arkadaşım konser vermek için Kuzey Irak'a gitmişti. Döndüğünde elinde Kürdistan Merkez Bankası'nca basılmış paralar vardı. Birinci Körfez Savaşı'ndan beri orada fiilen bir Kürt Devleti mevcut. Son yıllarda resmi kurumlarını da tamamlayarak legal bir yapıya bürünme hevesindeler.
İlk olarak şunu söylemeliyim. Kürtler'in bir Kürt Devleti kurmaya hakları vardır.
Dünyadaki başka herhangi bir milletin devlet kurmaya ne kadar hakkı varsa Kürtler'in de bir devlet kurmaya o kadar hakları vardır. Ve zaten fiili olarak da olsa bir Kürt Devleti'ne sahipler.
PKK, Kürt örgütlenmelerinden biri. Kuzey Irak'ın kontrolsüzlüğünden faydalanarak büyüme eğiliminde. Türkiye içinde gerçekleştirdiği eylemlerde bir artış görülüyor.
Bütün bu gelişmelerin odak noktası olan Türkiye Cumhuriyeti'nde ise işler biraz karışık. Kürtler'in bir devlet kurmaya ne kadar hakları varsa Türk Ordusu'nun da devletini korumak için ne gerekiyorsa yapmaya o kadar hakkı vardır.
Ama gelin görün ki siyasi, ekonomik vs konularda fikir açıklamaktan çekinmeyen hatta gerekirse işi darbe yapmaya kadar vardırabileceğini ima eden ordu yönetimi, asıl işleri olan savaş konusunda Hükümet'ten yazılı bir emir gelmesini bekliyormuş!
Uzunca bir süredir Türk Ordusu'nun bir kısmı Kuzey Irak içlerinde yerleşik durumda bunu herkes biliyor. Diyarbekir'den kalkan uçaklar Kuzey Irak'ta PKK'ya ait olduğunu düşündükleri kampları, dağları ve mağaraları bombalıyor. Zaman zaman Amerikan uçakları ile karşı karşıya kaldıkları da söylenenler arasında.
Bütün mesele -resmen- Kuzey Irak'a saldırıya geçip geçmeme meselesi.
Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce yayınladıkları Muhtıra ile tarafını belli eden Ordu Yönetimi, asker cenazelerinde gösterdikleri tavırlar ve yaptıkları açıklamalar ile PKK faktörünü saklaşan seçimler vasıtasıyla Hükümet'i devirmek için bir yol olarak kullanma eğiliminde olduklarını gösterdiler.
Demokratik devletlerde etkin siyasi gücün altında sadece ve sadece emirleri uygulayan bir ordu yapısı mevcut. Türkiye'de ise kendi görevleri dışındaki her konuya müdahale eden ve hatta beğenmediği siyasi iktidarı değiştirmek adına mensuplarının katledilmesine ses çıkarmayan bir ordu var. Ses çıkarıyormuş gibi görünüyorlar sadece.
Buna çanak tutan ve meclise girme hayalleri kuran siyasi partilerin yaptıkları ise tamamen ahlaksızca. Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde takındıkları tavır yüzünden siyasi hayatlarını bitirdiler desek yeridir. Darbeleri gören ya da darbeleri gören bir nesil tarafından yetiştirilen ülke vatandaşlarının demokratik yolları tıkayan sadece adı demokrat olan bir partiye tenezzül etmeyecekleri aşikâr. Büyüyen milliyetçi duyguları sömürmeye çalışan diğer partilerin bu işten nemalanabilecekleri de ortada. Asker cenazelerine gönderdikleri gruplara ttırdıkları sloganlar ile bu cenazelerden pay çıkarmaya çalıştıklarını ayan beyan gösterdiler.
Hem askeri hem de sivil kanatta devam eden bu ikiyüzlü tavrın vatan evlatlarının artan cenaze törenleri olarak karşımıza çıkması işten bile değil.
Artık siyasi çekişmeleri bırakıp ne yapabilirizi konuşmanın vaktidir. Toprağa verilen askerler için vakit geç olsa da cenaze törenlerini arttırmamak elimizde. Ya da koltuk uğruna harcanacak "kelleler"i saymaya başlayabiliriz.

Yorumlar
Ordumuz iki yüzlü değildir. Bu millete ihanet edenler ikiyüzlüdür. Kürtlerin de Irak'ta devlet kurma hakları olabilir ama bu aziz vatanda kürt kardeşlerimizle kurduğumuz bir cumhuriyette ayrı bir devlet kurulmasına aklı başında olan hiç kimse evet diyemez. Bu bayrağa saygılı olmayanların bu topraklarda yaşama hakkı kaybolur. İhanet eden araplar ve ihanet eden ermenilerden sonra kürtler de aynı ihanet çemberine girerse bir daha o kuyudan çıkamazlar.
Bu memlekette insancıyla yaşamak isteyen yaşar istemeyen kuzey Irak'a gider yerleşir.
Vesselam...