Küresel Kurtarıcımız: Bilderberg Toplantıları ve Bilderbergciler
Afşin Selim - Mayıs 29th, 2007
Yine toplanıyorlar. Bu sefer toplantı için “İstanbul” u seçmişler. Yakında gelecekler, geldikleri gibi de gidecekler… Tabi Türkiyeli isimlerde var her zaman ki gibi, isim vermeye gerek yok, kimlerin katılacağı sızıyor yayın organlarına… Merak eden, açar bakar, okur.
Bu zevat, dünyayı kurtarabilme telaşındaymış. Dünyanın ve insanlığın gidişatı üzerine çeşitli tartışmalar, yorumlar yapılacakmış. Mış da mış… Bu sefer neden Türkiye derseniz eğer; alınan duyumlara göre, olası bir nükleer santral için Türkiye düşünülüyormuş (ayrıca gündemlerinde İran da varmış). Zaten kafalar da yalnızca buna basar: Nükleer, kimyasal, teknoloji, gökdelen, sermaye… Dünya nüfusundan da şikayetleri varmış, dünya nüfusunun azalması lâzımmış. Telaşa kapılmalarına gerek yok aslında; nüfus azalıyor, kimileri ölüyor, kimileri öldürülüyor, kimileri ölüme terk edilmiş durumda… “Bilderberg elitleri” boş yere telaşlanıyor.
Bildiğiniz üzere, Bilderberg toplantıları dünyanın en gizli toplantısı(üyelerin eşleri bile çağırılmıyor) olarak da biliniyor. Gizemli, gizli olduğu için de çok çabuk dikkat çekiyor. Normal olarak da akıllarda çeşitli soru işaretleri bırakıyor. Ama olsun, Bilderberg elitlerine ve onların elit camiasına girebilmek için can atanlara göre; sorular, şüpheler, korkular, hep birer paranoyaklık alameti… Ne de olsa doğrular onların… güç de onlarda… iktidarlar da…
Kimisi de, “Bilderberg’in Türkiye’ye gelişi boşuna değildir, AB kapısının aralanmasıdır bu” gibi yorumlarda bulunuyor. Neymiş bu AB kapısı böyle anlayamadık bir türlü, iyice ölüm kalım meselesi haline gelmiş durumda. AB karşıtları “korku ile, içe kapanıklık ile, dışa güvensizlik ile” suçlanıyor; ama gerçek(hep birilerinin dediği gerçek değildir, biraz da gerçeklik bizde olsun) olan şu ki dillerinden düşürmedikleri AB kapısı bize, onlara, ülkeye, ülke insanına tuhaf bir güvensizlik aşılıyor. Yani şu enjekte ediliyor: Başka kapınız yok, başka çareniz yok, başka çıkış yolunuzda yok…
Yeniden Bilderberg elitlerine dönelim: İkinci Dünya savaşı(Birinci ve İkinci Dünya savaşlarına destek vermişlerdir) sonrası “Avrupa ve ABD” ilişkilerini kuvvetlendirmek için ve de ortak bir strateji yakalayabilmek için böyle bir toplantı düzenleme ihtiyacı duyuyor. Joseph Retinger(Yahudi sosyolog) diye bir adam var, bu da Bilderberg’in fikir babalarından… Maddi desteğinde ABD’li Rockefeller(ailesi) Vakfı tarafından karşılandığı söyleniyor.
Bunlara göre, dünya anglo sever, İngilizce konuşan ve İngiliz kültürünün hakim olduğu oligarşik bir yapı altında birleşmeliydi. Komünist tehlikeye karşı Kapitalizm korunmalıydı, geliştirilmeliydi… İlk toplantılarını Bilderberg otelinde yaptılar. Otelin sahibinin de eski bir Nazi ve Endonezya petrolleriyle zengin olmuş bir sömürgeci olduğu biliniyor. İşte o günden beri bu toplantılar gizlilik derecesinde devam ediyor. Toplantı yapacakları ülkeyi seçiyor, istedikleri gibi de o ülkeye rahat rahat giriş çıkış yapabiliyorlar. Bunları dile getirip, eleştirmeye kalkanlar da her zaman ki gibi aynı şey ile suçlanıyor: Radikal İslâmcı!
Bilderberg elitleri, küredeki küresel sermayenin tek bir elde, tek bir organize de buluşmasını istiyor. Onlara göre: Küresel sermaye küresel politikalara da yön verebilmeli! Günümüzün bu küresel aristokratları, dillerinin ucundaki “Dünya ve İnsanlık” gibi söylemlerle yeryüzünün kurtarıcılığına soyunmuş durumda. Bilderberg; medya, iş dünyası, siyaset başta olmak üzere, kitleleri etkiyebilecek, kitlelerin üzerinde etki sahibi olabilecekleri tercih ediyor! Ve tabi ki liberal, neoliberal olmak şartı da var…



