Fikir

Fikir

Zombiler Tekrar Hortladı

Yûşa Irmak - Haziran 8th, 2008

Konumuzun iyice anlaşılması için sizlere öncelikle zombinin ne demek olduğunu anlatmak istiyorum. Esasen, Afrika'nın batı tarafının ürettiği bu kelime gerçekte bir inanış biçimidir. Birde Hollywoodun ürettiği bir zombi vardır ki işte bu tanım tamda yazacağım yazıya uygun olanıdır. O, da şudur; efendim, Hollywood zombisi oldukça kanıksadığımız bir termonoloji yani biz buna yabancı değiliz. Normal insan ölür, sonra dirilir bu yeni dirilişi önceki yaşamından daha farklı bir bilinç üzerine kuruludur. En can alıcı tarafı ise bu farklı bilinçle yeniden dirilmiş olan zombilerin şiddete, vurmaya, kırmaya, öldürmeye eğilimli olmasıdır…

Hollywood zombisi aslında bilincini yitirmiş ama hareket kabiliyetine sahip insan bedenidir. Bu tam olarak doğru değildir. Otomatik ve şiddet eğilimli hayvani türden davranışlar sergilese de, Hollywood zombisinin, amaçlı davranışlar sergilediği için belli bir bilince sahip olduğu düşünülmelidir. Fakat bu tabi ki yaşayan insanların sahip olduğu farkındalığı içermeyen bir bilinçtir. İşte bu noktadan hareketle zombiler ile günümüzün gazetecilerinin birbirleriyle ne kadar ortak noktalarının olduğunu irdelemek ilerleyen satırlarda da bununla ilişkilendireceğim bir zombi hikayesi ile de konuyu bağlamak niyetindeyim….

Günümüzde halka en çok tesir eden vasıtalardan birisi de malumunuz o ki gazete ve televizyonlardır.

Küresel Kurtarıcımız: Bilderberg Toplantıları ve Bilderbergciler

Afşin Selim - Mayıs 29th, 2007

Yine toplanıyorlar. Bu sefer toplantı için “İstanbul” u seçmişler. Yakında gelecekler, geldikleri gibi de gidecekler… Tabi Türkiyeli isimlerde var her zaman ki gibi, isim vermeye gerek yok, kimlerin katılacağı sızıyor yayın organlarına… Merak eden, açar bakar, okur.
Bu zevat, dünyayı kurtarabilme telaşındaymış. Dünyanın ve insanlığın gidişatı üzerine çeşitli tartışmalar, yorumlar yapılacakmış. Mış da mış… Bu sefer neden Türkiye derseniz eğer; alınan duyumlara göre, olası bir nükleer santral için Türkiye düşünülüyormuş (ayrıca gündemlerinde İran da varmış). Zaten kafalar da yalnızca buna basar: Nükleer, kimyasal, teknoloji, gökdelen, sermaye… Dünya nüfusundan da şikayetleri varmış, dünya nüfusunun azalması lâzımmış. Telaşa kapılmalarına gerek yok aslında; nüfus azalıyor, kimileri ölüyor, kimileri öldürülüyor, kimileri ölüme terk edilmiş durumda… “Bilderberg elitleri” boş yere telaşlanıyor.
Bildiğiniz üzere, Bilderberg toplantıları dünyanın en gizli toplantısı(üyelerin eşleri bile çağırılmıyor) olarak da biliniyor. Gizemli, gizli olduğu için de çok çabuk dikkat çekiyor.

Türkiye Layıktır, Layık Kalacak!

Edip Ozan Karaoğlu - Nisan 28th, 2007

Gözlerimi kapıyorum bir manzara geliyor gözlerimin önüne; Hrant Dink’in cenaze töreninde yaşlı bir kadın elindeki Hrant Dink fotoğrafına sarılmış, gözlerini bir noktaya dikmiş bakıyor. Aklından ne geçiyor diye düşünüyorum uzun süre. Belli ki bir öfke var gözlerinde. Faşizm’i gerçekten anlayabilir mi acaba diye düşünüyorum. Bu öfke sadece “bizden” olanın öldürülmüş olmasından mı kaynaklı yoksa gerçekten faşizm’i hissetmiş olabilir mi bu teyze?
Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılıyor. Akp taraftarı olmamama ve dahi bulunduğum hemen her ortamda Akp karşıtı olarak bilinmeme rağmen Akp’den birinin Cumhurbaşkanı olmasını yürekten istiyorum. “Milletin” seçtiği meclise inanmak istiyorum. Milletin irâdesinin tecelli ettiğini görmek istiyorum. Hiçbir şekilde oy vermeye layık bir parti göremediğim bir ülkede oy verenlerin iktidarına tanık olmayı arzuluyorum. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin eline geçtiğini görmek istiyorum.

Gücün İktidarı & İktidarın Gücü

Edip Ozan Karaoğlu - Şubat 22nd, 2007

27 Nisan Muhtırası'nın üzerinden henüz bir ay bile geçmedi. Sular durulmuş, muhtıra unutturulmuş görünüyor. Her ne kadar muhtıraya karşı sert tepkiler ortaya çıkmamış olsa da ordu kendini geriye çekti. Meydanı “gücün iktidarı”ndan memnun kitleye bıraktı. Muhtıra sivil olduğunu düşünen halkın eli ile yürürlüğe sokuluyor.
Tam bu günlerde YÖK Başkanı Erdoğan Teziç çok enteresan bir cümle kurdu: “Anlaşılan siyasi çoğunluk devlet iktidarını ele geçirmek istiyor.” Belki de ilk kez bu kadar aleni bir şekilde devlet-millet ayrılığı dillendirilmiş oldu.
Anayasasının 2. maddesinde “Demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti” yazan Türkiye Cumhuriyeti’nin sadece ve sadece lâik bir devlet olduğunu ayan beyan söylenmiş oldu.
Teziç ne demek istedi?

Yasak Meyve ve Bilgi Hırsızlığı

Mesud Ata - Ağustos 14th, 2007

İnsanın evreni anlamaya çalışırken kullanmış olduğu araç olan logos’a teo-logia (Tanrıbilim [tanrıbilim de ne oluyorsa]) “tanrısal söz”, “tanrı ve evren arasındaki kaynak” der.. Logos ile var olan evren, logos’un ölümüyle yahut bozulmasıyla sona erecektir.Bugün evreni çevreleyen ve onu döndüren logos, özellikle “tekno” ön ekiyle bozuma uğramış ve “tekno-logia” olarak çevrelediği şeyi; dünyayı yok etmeye başlamıştır. “İnsan hayatını kolaylaştıran” tekno-logia, bugün insan hayatını tehdit etmektedir. Saf olmayan bilgi, saf/yaşanılabilir doğayı yok etmiş, patlamak üzere olan silahın namlusunu canlı yaşamına doğrultmuştur. Açılmaması gereken ya da zamanı geldiğinde –usulünce- açılması gereken Pandora’nın kutusu açılmış ve insanlığın daha önceden göremediği kötülükler dünyaya salıverilmiştir. Yunan myto-logia’sinde anılan Prometheus, Tanrılardan ateşi çalar ve bunun karşılığında Zeus,

İçeriği paylaş