<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xml:base="http://www.musvedde.net" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
 <title>Sinema</title>
 <link>http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8</link>
 <description>The taxonomy view with a depth of 0.</description>
 <language>tr</language>
<item>
 <title>Outlaw: Keşke Film Yapmak Bu Kadar Zor Olmasaydı</title>
 <link>http://www.musvedde.net/node/24</link>
 <description>&lt;p&gt;Sean Bean&#039;i tanırız, severiz, Boromir&#039;den bu yana takibe aldığımızı söylesek ayıp olmaz kendisini. Yalnız hep yan -ve kötü- rollerdedir. İlkin Equilibrium filminde başrol oynadığını gördüğümde film bir kat daha yücelmişti gözümde. Sonra Silent Hill geldi [iyi de etti.] Tam Sean Bean hakkında bunları kafamızda dolandırırken Outlaw geldi. İddialı sloganı, artistik afişi ve Sean Bean&#039;in başrol oluşuyla hemencecik ilgimizi çektiğini itiraf edelim.&lt;br /&gt;
Malum, normalde filmler için oyunculardan yola çıkarak pek yazmayız. Ancak Outlaw&#039;ın yönetmeni Nick Love genç -ve filmografisine bakılırsa- tecrübesiz bir yönetmen. Hal böyle olunca ilk bakışta filme olan itimadımızı oyunculardan almakta bir beis görmedik.&lt;br /&gt;
Başlayalım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.musvedde.net/node/24&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.musvedde.net/node/24#comments</comments>
 <category domain="http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8">Sinema</category>
 <pubDate>Wed, 31 Oct 2007 18:38:17 +0200</pubDate>
 <dc:creator>Fatih Mutlu</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">24 at http://www.musvedde.net</guid>
</item>
<item>
 <title>Teşekkürler Bourne!</title>
 <link>http://www.musvedde.net/node/56</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bourne Identity&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;Bourne Supremacy&lt;/strong&gt; ile sinemaya saf aksiyon sunan &lt;strong&gt;Robert Ludlum&lt;/strong&gt;’ın romanı sona geldi. İlk iki filmde önce kim olduğunu sonra da neden “o” olduğunu aramaya koyulan ve hayli yol kat eden Jason Bourne, “kaynak”a ulaşmanın yollarını denediği şahane bir finalle karşımızda: Bourne Ultimatum.&lt;br /&gt;
Identity’i ve Supremacy’i izlemiş olanlar için söyleyelim: Bourne serisinin şanına yakışır bir son!&lt;br /&gt;
İlk iki filmden en az birini izlememiş olanlar için söyleyelim: Aksiyon sinemasının şanına yakışır bir film!&lt;br /&gt;
Bourne’un hikayesini kısaca özetleyelim, sonra da Bourne Ultimatum’da neler var neler yok anlatalım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Jason Bourne, “Geçmişi Olmayan Adam” nam maruf ilk filmde Akdeniz&#039;in herhangi bir yerinde sırtından vurulmuş şekilde uyanır. Kendisine yardım eden insancıl balıkçılar sayesinde ölümden döner.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.musvedde.net/node/56&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.musvedde.net/node/56#comments</comments>
 <category domain="http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8">Sinema</category>
 <pubDate>Tue, 09 Oct 2007 17:04:06 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Fatih Mutlu</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">56 at http://www.musvedde.net</guid>
</item>
<item>
 <title>Lost In Translation: Kapkara Kararsızlık</title>
 <link>http://www.musvedde.net/node/55</link>
 <description>&lt;p&gt;Methini çok duydumdu. Hanidir de izlemek istiyordum. Elime geçer geçmez heyecanlandım. Anlatılanlardan çıkardığım netice, Lost in Translation’ın adamakıllı bir drama olduğu yönündeydi. Benim gibi “Hollywood, Good Will Hunting’in bıraktığı yerdedir.” diyen biri için önemli bir ipucuydu bu. Fakat o da nesi. Karşımda müzmin kapitalist zırvalarını takdis eden alelade bir film vardı. Büyük fiyasko! Önlenemez “hayal kırıklığı!”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2003 yapımı, Sofia Coppola’nın senaryosunu yazıp yönettiği ve Bill Murray ve Scarlett Johansson’un başrollerini oynadığı &lt;strong&gt;Lost in Translation&lt;/strong&gt; birkaç şeyi birden anlatmaya kalkışan bir film. Hikayesinden bahsedeyim kısaca:&lt;br /&gt;
Meşhur film yıldızı Bob Harris [Murray] reklam filmi projesi için Tokyo’ya davet edilmiştir. Santory marka viskilerin reklamında oynayacak ve yine çok kısa zamanda çok uzun metrajlı paralar elde edecektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.musvedde.net/node/55&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.musvedde.net/node/55#comments</comments>
 <category domain="http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8">Sinema</category>
 <pubDate>Mon, 24 Sep 2007 17:00:27 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Fatih Mutlu</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">55 at http://www.musvedde.net</guid>
</item>
<item>
 <title>Kaçsa da Kaçmasa da, Balıklar Hep Büyüktür</title>
 <link>http://www.musvedde.net/node/54</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tim Burton&lt;/strong&gt; Hollywood’un en nevi şahsına münhasır yönetmenlerinden. O kadar çok filmini izledik ki, artık onun herhangi bir projesinden sadece bir 5 dakikalık kesit görsek hemencecik yapıştıracağız: “Bu olsa olsa bir Tim Burton filmidir.” Elini attığı hikayelerinin hemen hepsi benzer cilvelerle seyirciyi baştan çıkarmayı hedefliyor. Her filminde küçük bir evren kuruyor ve bu evren içerisindeki karakterlerin giriştikleri tüm eylemler yine kendi içerisinde makul ve mantıklı hale geliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Maymunlar Cehennemi’nin tekrar çekim faciasından sonra Tim Burton’ın ne yapacağı merak konusuydu ki, o da Big Fish – Büyük Balık’la hem bu merakı tatmin etti hem de “nerede o eski Tim Burtonlar” diye kaygılanan hayran kitlesine “buradayım” dedi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Big Fish&lt;/strong&gt;, Burton’ın diğer filmlerine nazaran daha gerçekli.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.musvedde.net/node/54&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.musvedde.net/node/54#comments</comments>
 <category domain="http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8">Sinema</category>
 <pubDate>Tue, 18 Sep 2007 16:58:06 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Fatih Mutlu</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">54 at http://www.musvedde.net</guid>
</item>
<item>
 <title>Lütfen &#039;Shorty&#039;, Bir Film Daha!</title>
 <link>http://www.musvedde.net/node/52</link>
 <description>&lt;p&gt;Hollywood’un arka kapısından kaçmayı başaran, ya da en azından kapının yerini gösterenleri sayarken Spike Lee’yi listeye pek katmam. Zira o, o kapıyı inşa edenlerden birisidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Malcolm Washington’ın babası Denzel Washington’la Spike ‘Shorty’ Lee’nin yeniden bir araya geldiği dokunaklı, oturaklı, korunaklı, sağanaklı bir filmi göklere çıkaracağız bu gün: Inside Man. 2006 yapımı. Türkçeye ‘İçerdeki Adam’ diye çevrildi. Filmde ‘Bizim Denzel’ın yanı sıra Clive Owen, Jodie Foster, Christopher Plummer ve Willem Dafoe gibi meşhur yüzler de başrolde.&lt;br /&gt;
Çok basit bir hikayesi var filmin [“hikaye yazmak çok basit bir şey” diyen Murat Menteş’e selam olsun!] Bol rehineli bir banka soygunu; ekranı dolduran koca karizmalı zeki bir hırsız, bu sorunu halletmesi gereken başı darda bir polis; enteresan şekilde “ah bankam vah bankam” demeyen bir multi-milyarder;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.musvedde.net/node/52&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.musvedde.net/node/52#comments</comments>
 <category domain="http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8">Sinema</category>
 <pubDate>Tue, 28 Aug 2007 16:53:50 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Fatih Mutlu</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">52 at http://www.musvedde.net</guid>
</item>
<item>
 <title>&quot;Ajanlık Çok Alengirli Bir İştir!&quot;</title>
 <link>http://www.musvedde.net/node/51</link>
 <description>&lt;p&gt;Pekâlâ. Başlayalım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ünlü yönetmen mi, ünlü oyuncu mu olduğu belli olmayan; fakat kadınları baştan çıkarması üzerinde herkesin ittifak ettiği bir adamı alıyoruz: Robert Redford.&lt;br /&gt;
Kimsenin kendisi olamadığı bir dünyada uzun yıllar boyunca ‘yeni Robert Redford’ diye anılan ve hakikaten [yönetmenlik dışında] ona hayli benzeyen öteki bir adamı da onun yanına koyuyoruz: Brad Pitt.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Her ikisinin popülaritesini ve kamuoyundaki önlenemez [!]“bu ikili ne zaman bir araya gelecek?” beklentisini[!] de akılda tutarak bir film kuruyoruz.&lt;br /&gt;
Filme, her yaştan kadınlar için bol bol yakın çekimler; her yaştan erkekler için bol bol kurgu hileleri serpiştiriyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Her iki cinsi de provoke edecek bir senaryo döşüyoruz.&lt;br /&gt;
Ve sonuç: İdeal Hollywood tıraş köpüğü!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.musvedde.net/node/51&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.musvedde.net/node/51#comments</comments>
 <category domain="http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8">Sinema</category>
 <pubDate>Wed, 22 Aug 2007 16:50:00 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Fatih Mutlu</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">51 at http://www.musvedde.net</guid>
</item>
<item>
 <title>&quot;Ben Her Zaman Kasırgaydım!&quot;</title>
 <link>http://www.musvedde.net/node/49</link>
 <description>&lt;p&gt;&lt;em&gt;&quot;İşte bu, kasırganın hikayesi.&lt;br /&gt;
Adı temize çıkmadıkça da bitmez,&lt;br /&gt;
Ve içerde geçen zaman, ona geri verilmedikçe.&lt;br /&gt;
Bir cezaevi hücresine konmuş&lt;br /&gt;
Ama dünyanın şampiyonu olabilirdi bir keresinde.&quot;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kuzey Amerika’da beyazların siyahlara insafsızca zulmettiği yıllar. Sokaklarda, banklarda, parklarda işkenceler. Hastanelerde, okullarda, otobüslerde, lokantalarda ayrımcılığın daniskası. Hiçbir şekilde siyahları insan yerine koymaya niyeti olmayan beyazlar; beyazlardan medet ummaya başlayan, beyazlaşmaya, uzlaşmaya çalışan siyahlar. Bir taraftan da &lt;strong&gt;Malcolm X, Muhammed Ali, Bob Dylan, Rosa Parks, Martin Luther King&lt;/strong&gt; ve tabii ki &lt;strong&gt;Rubin Carter&lt;/strong&gt;.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.musvedde.net/node/49&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.musvedde.net/node/49#comments</comments>
 <category domain="http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8">Sinema</category>
 <pubDate>Mon, 13 Aug 2007 16:31:20 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Fatih Mutlu</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">49 at http://www.musvedde.net</guid>
</item>
<item>
 <title>Medeniyet; Kime Göre?</title>
 <link>http://www.musvedde.net/node/48</link>
 <description>&lt;p&gt;Tarihin gördüğü en büyük yalancı, aşağılık psikopat katil Kristof Kolomb, Kızılderilileri aklınca küçümsemişti. “Saf” diyordu onlar için, “kolaylıkla yola getirilebilecek, geri kalmış” insanlar olduklarını söylüyordu. Çünkü Batı felsefesinin ilk örneklerinden biri olan Kolomb’a göre, nicelikler niteliklerden daha öndeydi; hatta niteliklerin hiç kıymeti yoktu. Kızılderili ahalinin bir medeniyet tesis etmiş olması, gelenek ve görenekler yaşatması, hukuk sisteminin varlığı, ya da aile kavramının gelişmişliği Kolomb hödüğü için hiçbir şey demekti. Zira Kızılderililerin dokuma tezgahları, ateşli topları, tüfekleri, gemileri yoktu. Demek ki Kızılderililer hakikaten geri kalmışlardı[!]&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://www.musvedde.net/node/48&quot;&gt;devamını oku&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
 <comments>http://www.musvedde.net/node/48#comments</comments>
 <category domain="http://www.musvedde.net/taxonomy/term/8">Sinema</category>
 <pubDate>Thu, 02 Aug 2007 16:28:33 +0300</pubDate>
 <dc:creator>Fatih Mutlu</dc:creator>
 <guid isPermaLink="false">48 at http://www.musvedde.net</guid>
</item>
</channel>
</rss>
